İBN-İ HALÎL (Yûsuf bin Halîl)

Hadîs, târih ve Hanbelî mezhebi fıkıh âlimi. Künyesi, Ebü’l-Haccâc olup ismi, Yûsuf bin Halîl bin Karaca bin Abdullah’tır.
555 (m. 1160) yılında Şam’da doğdu.
648 (m. 1250) yılında Haleb’de vefat etti.
Doğum yerine nisbetle Dımeşkî, yerleştiği yere nisbetle Halebî denildi. Allahü teâlânın dînine hizmetlerinden dolayı Şemseddîn lakabı verildi. İbn-i Halîl diye tanındı. 

Doğumundan otuz yaşına kadar Şam’da kalan Ebü’l-Haccâc ibni Halîl, orada öncelikle fıkıh ilmi tahsil etti. Din bilgilerine yardımcı ilimler olan, Arabî ilimleri öğrendi. Hâfız Abdülganî, Yahyâ Sekafî, İbn-i Sadaka Harrânî, Huşû’î, Cetrevî, Kindî, İbn-i Mevâzînî ve İbn-i Ebî Asrûn gibi âlimlerden ilim tahsil etti. Daha sonra Bağdad, İsfehan, Mısır ve Hicaz taraflarına seyahatlerde bulundu. Gittiği yerlerde; İbn-i Kuleyb, Ebû Mensûr bin Abdüsselâm, İbn-i Hasîn, Mes’ûd Hammâl, Râzânî, Saydalânî, İbn-i Yûnus, Zâkir bin Kâmil, Kirânî, Lebbân, Abdürrahîm Kâgıdî, Ebû Ca’fer Tarsûsî, Ebû Ali ibni Haddâd’ın talebeleri, Ebü’l-Kâsım Bûsîri, İsmâil bin Yâsîn ve daha birçok âlimden (ki, bu âlimlerin sayısı beşyüzü geçmektedir) ilim öğrendi. Çok çalışıp hocalarından duyduklarını yazarak ezberledi. Allahü teâlânın dînine hizmet için gayret etti. Yüzbin hadîs-i şerîfi râvîleri ile birlikte ezberledi. İlmiyle zamânının âlimlerinin takdîrini kazandı. Âlimler onun güvenilir olduğunda ve ilminin sağlamlığında ittifâk ettiler. Allahü teâlânın kullarına olan merhametinden, onlara dinlerini öğreterek Cehennem’den kurtarmak için tâliblerine ilim öğretmeye çok gayret etti. Şam ve İsfehan’da ders verdi. Haleb’e yerleşti. Haleb Câmii’nde ömrünün sonuna kadar ilim öğretti. Hanbelî mezhebine göre fetvâ verirdi. Vakitlerini, Allahü teâlânın dînini öğrenmek ve öğretmek için harcadı. Diğer zamanlarında devamlı ibâdet eder, Allahü teâlânın verdiği ni’metlere şükretmek için, elinden geleni yapmaya çalışırdı. İnsanlara sık sık nasihatlerde bulunur, i’tikâdını, Selef-i sâlihînin bildirdiklerine göre düzelterek, Allahü teâlânın emir ve yasaklarını öğrenip tatbik etmeyenin, Cehennem ateşinden kurtulamayacağını söylerdi. Devâmlı ve herkese karşı tatlı dilli, güler yüzlü idi. Onun yüzünü gören, sohbetini dinleyen; “Müslüman böyle olur”, “Âlim buna denir” demekten kendisini alamazdı. Onun güzel ahlâkı, insanlara merhameti ve cömertliği, birçok kimsenin tövbe edip sâlih müslüman olmasına vesîle oldu. Haram ve şüpheli şeylerden çok sakınır, mübahların birçoğunu terkederdi. Yaptığı her işi Allahü teâlânın rızâsı için yapar, söylediği her sözü O’nun rızâsı için söylerdi.

Allahü teâlânın dînine hizmet etmek ve kullarına faydalı olmak için pekçok talebe yetiştirdi. Bunların arasından pekçoğu, zamanlarının en ileri gelen âlimlerinden oldu. Hâfız Şerâfeddîn Abdülmü’min, Muhammed bin Süleymân Mukrî, Şerâfeddîn Mahmûd Tâzefî, Muhammed bin Ca’fer Mukrî, Ebü’l-Hasen Kurâfi, Nehhâs’ın oğulları Eyyûb, Muhammed ve İshâk, Kâdı Tâceddîn Sâlih Kavsî, Ebû Bekr Deşti, İbn-i Acemî’nin oğulları İsmâil, İbrâhim ve Abdürrahmân Afîfî, Âmidî, Tâhir bin Abdullah bin Acemî, İbn-i Neccâr, İbn-i Nukta, Sarîfînî, Ömer bin Hâcib, İbn-i Emâti, İbn-i Dübeysî ve daha birçok âlim İbn-i Halil’in talebeleri arasındaydı.

Yetiştirmiş olduğu mümtaz talebeler yanında, kıymetli eserler de yazan Şemseddîn Ebü’l-Haccâc ibni Halil’in eserlerinden bazıları şunlardır: “Mu’cem” (hocalarının hayatları), “Semâniyât”, “Avâlî”, “El-Fevâid-ül-avâliy-yis-sıhâh” ve “Fevâid”.

Kaynaklar
1) Tezkiret-ül-huffâz; cild-4, sh. 1410
2) Zeyl-i Tabakât-ı Hanâbile; cild-2, sh. 244
3) Şezerât-üz-zeheb; cild-5, sh. 243
4) Mu’cem-ül-müellifîn; cild-13, sh. 297
5) El-A’lâm; cild-8, sh. 229

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir